İŞE İADE’lerde ÖZEL DURUMLAR

İşe iade uygulamalarında Pratik durumda karşılaşılan önemli hususlar ;

SGK Açısından ;

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na istinaden işverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili prim ve hizmet bilgilerini asıl, ek veya iptal niteliğindeki “aylık prim ve hizmet belgeleriyle” SGK’ya bildirmekte olup, bu prim belgelerinin en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’üne kadar verilmesi ve tahakkuk eden primlerin de en geç takip eden ay sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.

Ancak işe iade kararlarına ilişkin prim belgelerinin verilme süresi farklı belirlenmiştir Prim belgelerinin verilme ve primlerin ödenmesi süreleri normal olarak yukarıda belirtildiği şekilde olmasına rağmen, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21’inci maddesine göre iş mahkemelerinin işe iade kararları nedeniyle düzenlenmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin verilme ve bu prim belgelerine istinaden tahakkuk edecek primlerin ödenme süreleri SGK tarafından farklı kurallara bağlanmıştır.

 İş güvencesi tazminatı açısından ; (SGK prime tabi değildir )

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18-21’inci maddeleri çerçevesinde iş güvencesi hükümlerinden yararlanarak, işe iade davası açan ve geçerli bir sebeple işten çıkartılmadığı iş mahkemesi kararı ile tespit edilip işe iade edilen işçilerin, kesinleşen mahkeme kararının kendilerine tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurduğu halde, başvurduğu tarihten itibaren bir ay içinde işe başlatılmaması durumunda, mahkeme tarafından belirlenen en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki iş güvencesi tazminatının kendilerine ödenmesi gerekmektedir. İş güvencesi tazminatı; niteliği itibariyle ücret sayılabilecek bir kazanç durumunda olmaması, ödenecek paranın işçiyi himaye gayesine ve işverene işe başlatmama nedeniyle verilen medeni bir ceza niteliğinde olması nedeniyle, prime tabi tutulmamaktadır.

İşe iade kararlarında ödenmesi kararlaştırılan boşa geçen süre için ödenen ücret ( SGK prime tabidir )

Feshin geçersizliğine dair mahkeme kararının kesinleşmesine kadar işçiye çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ve mahkeme tarafından takdir edilen ücret ve diğer hakların ise işverenin işçiyi işe başlatması veya başlatmamasına bakılmaksızın işçiye ödenmesi gerekmekte olup, sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca da, işçiye çalıştırılmadığı süre için ödenen en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarından kısa vadeli sigorta kolları ile işsizlik sigortası primi de dahil olmak üzere tüm sigorta kolları üzerinden prim kesilmesi gerekmektedir.

 İşe iade kararlarına istinaden geriye doğru verilecek ek prim belgeleri ve bu belgelere istinaden tahakkuk eden primlerin ödenme sürelerinin belirlenmesinde,

SGK’nın kesinleşen mahkeme kararının işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren 10’uncu iş gününün içinde bulunduğu ayı baz alması ve bunun İş Kanunu ile işverenlere işçinin başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatılıp başlatılmama konusunda verilen takdir hakkını kısıtladığı gerekçesiyle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 102’inci ve 108’inci maddelerinde değişiklik yapmak suretiyle uygulamayı 21/08/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden düzenlemiştir.

1- Yapılan düzenlemede, işe iade kararları nedeniyle işverenlerce geriye doğru verilecek ek prim belgeleri ve bunlara ilişkin primlerin ödenme süreleri, Sigortalının İşveren tarafından işe başlatması

2- Sigortalının İşveren tarafından işe başlatmaması Durumlarına göre ikili bir ayırıma tabi tutularak farklı kurallara bağlanmıştır

Sigortalının işe başlaması durumundaki uygulama ;

Düzenlemeye göre, iş mahkemelerince verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun daveti üzerine;

Sigortalının işe başlaması halinde, davete ilişkin tebligatın sigortalının aldığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ayın 23 üne kadar ek aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesi şartıyla, bu belgeler yasal süresi içinde verilmiş olduğu kabul edilecek ve SGK tarafından işverenlere idari para cezası uygulanmayacaktır.

Bu durumda, tahakkuk edecek primlerin de davete ilişkin tebligatın sigortalının aldığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmesi şartıyla, söz konusu primlerin yasal süresi içinde ödendiği kabul edilecektir.

İşverenin işçiyi işe başlatmaması durumundaki uygulama ;

İş mahkemelerince verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ayın 23’üne kadar ek aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesi şartıyla, bu belgeler yasal süresi içinde verilmiş olduğu kabul edilecek ve SGK tarafından işverenlere idari para cezası uygulanmayacaktır. Bu durumda, tahakkuk edecek primlerin de sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmesi şartıyla, söz konusu primlerin yasal süresi içinde ödendiği kabul edilecektir.

İşçinin işe iadesi için kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere başvurmuş olması kaydıyla,

işe başlatılsın veya başlatılmasın bu nitelikteki işçilere çalıştırılmayan süre için ödenen en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar, akdin feshedildiği aydan başlanılarak ilgili ayların prime esas kazançlarına dahil edilerek işsizlik sigortası primi de dahil olmak üzere tüm sigorta kollarına ait primler kesilecek ve bu süreler hizmetten sayılacaktır.

İşçi işe başlatıldığında bildirim süresine ait (ihbar) ücreti ile kıdem tazminatı peşin olarak ödenmiş ise işçiye ödenecek en çok dört aya kadar olan ücret ve diğer alacaklarından mahsup edileceğinden, Kanunun 80 inci maddesi uyarınca bildirim süresine ait (ihbar) ücret ile kıdem tazminatının prime tabi tutulmaması nedeniyle işçiye işe başlatılması halinde ödenecek en çok dört aya kadar olan ücret ve diğer hakları mahsup edilmemiş haliyle prime tabi tutulacak ve bu süreler prim ödeme gün sayısından sayılacaktır.

İş Kanununun uygulandığı; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi bulunan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin geçerli sebep gösterilmeden veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkeme veya özel hakemce tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verilmesi halinde;

a) İşçiyi başvurusu halinde bir ay içinde işe başlatmayan işverence işçiye ödenen ve mahkeme veya özel hakemce belirlenen en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki tazminatın, niteliği itibariyle ücret sayılabilecek bir kazanç durumunda olmaması, esasen işe başlatılmayan sigortalının, başlatılmama nedeniyle sigortalılık vasfının da kalmaması, ödenecek paraların işçiyi himaye gayesine ve işverene işe başlatmama nedeniyle verilen bir medeni ceza niteliğinde olması nedenleriyle, anılan tazminatın prime tabi tutulmaması,

b) Feshin geçersizliğine dair mahkeme veya özel hakem kararının kesinleştirilmesine kadar işçiye çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların da işverenin işçiyi işe başlatması veya başlatmamasına bakılmaksızın ödeneceğinden, bu düzenleme ile, feshin geçersizliğine dair karar alan işçiyi, işe başlatıp başlatmama konusunda işverene verdiği inisiyatife karşılık işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesini hüküm altına alarak korumuş, sözleşmenin fesih tarihini, en çok dört aya kadar ileri bir tarihe atmış bulunmaktadır.

Buna göre, işe başlatılsın veya başlatılmasın işçiye çalıştırılmadığı süre için ödenen en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarından iş kazaları ve meslek hastalıkları ile işsizlik sigortası primi de dahil olmak üzere tüm sigorta kollarına ait primlerin kesilmesi ve bu sürelerin hizmetten sayılması, gerekmektedir.

İşe Başlatılmaması Halinde İşten Ayrılış Bildirgesinin Verilmesi ;
21.08.2013 tarihinde SSİY’nin 25. maddesine eklenen (7). fıkra ile işten ayrılış bildirgesi verilmesi yükümlülüğü getirilmiştir.
“ 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesi yasal süresinde verilmiş sayılır ”
Yönetmelik ile getirilen bu yeni düzenlemeye uyulmaması halinde işverenlere idari para cezası uygulanmasına muhatap olabilmektedir. Kanunda olmayan bir yükümlülüğün yönetmelikle düzenlenmesi ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde idari para cezası uygulanması açıkça kanuna aykırıdır.

İŞÇİNİN İŞE BAŞLATILMASI:

İş Kanunu 21/5 “İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.” Hükmü uyarınca işçi süresi içinde işverene başvuruda bulunursa işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. İşveren işçiyi işe başlatırsa tazminat ödeme yükümlülüğü yoktur; ancak kararda belirtilen, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarını ödemek zorundadır.

 İŞÇİNİN İŞE BAŞLATILMAMASI:

İşçi, kararın kesinleşmesinden sonra süresi içinde işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmazsa, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer hakları yanında, ayrıca mahkeme kararında belirtilen tazminat da işçiye ödenmek zorundadır. İşçi işe başlatılmaz ise bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu fesih tarihine göre işverence ihbar ve kıdem tazminatı da ödenmelidir. Hesaplamada (ihbar, kıdem tazminatı, izin ücreti) dikkate alınacak ücret, işe başlatılmadığı tarihteki son ücret olup, kıdem tazminatı tavanı da aynı tarihe göre belirlenmelidir. İşe iade davasında kararın kesinleşmesine kadar geçecek olan en çok 4 aya kadar süre hizmet süresine eklenmeli, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin hakkı bakımından çalışılmış gibi değerlendirilmelidir.

İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNATININ HESAPLANMASI:

İşe başlatmama tazminatının hesaplanmasında esas alınacak ücret, işçinin süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmadığı bir aylık sürenin sonundaki ücrete göre belirlenecektir. Hesaplamaya esas alınacak ücret, işçinin iş sözleşmesi feshedilmemiş olsaydı bu tarihte alması gereken miktar esas alınarak saptanacaktır. İşe başlatmama tazminatı ücret olmadığından, ,işverenin işçiyi işe başlatmamasının sonucu ödemekle yükümlü olduğu bir tazminat olduğundan sigorta primi kesilmesi söz konusu değildir.

16-09-2009 tarihinde yürürlüğe giren 5094 Sayılı yasa ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu 25/1. maddesinde değişiklik yapılmış, işe başlatmama tazminatı gelir vergisi istisnaları arasında gösterilmiştir. Bu durumda işe başlatmama tazminatından sadece damga vergisi kesilmesi gerekmektedir. Bu tazminatın hesaplanmasında, kıdem ve ihbar tazminatının aksine sosyal yardımlar (yemek, yol, yakacak, giyecek paraları gibi) dahil edilmeyecek, normal brüt ücretinden sadece damga vergisi kesilerek hesaplama yapılacaktır.

 BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRETİ:

İşveren işçiyi tekrar işe başlatsın ya da başlatmasın mahkeme kararında belirtilen boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakları ödemek zorundadır. Boşta geçen süreye ait en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklar için ise feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir.

Boşta geçen en çok 4 aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir. Boşta geçen sürenin en çok 4 aylık kısmı içinde gerçekleşen diğer haklar kavramına, ikramiye, gıda yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı ve servis hizmeti gibi para ile ölçülebilen haklar dahil edilmelidir.

Söz konusu hesaplamaların işçinin belirtilen dönemde işyerinde çalışıyormuş gibi yapılması ve para ile ölçülebilen tüm değerlerin dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte işçinin ancak fiili çalışması ile ortaya çıkabilecek olan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ücret ile satışa bağlı prim gibi ödemelerinin, en çok 4 ay kadar boşta geçen süre içinde ödenmesi gereken diğer haklar kavramında değerlendirilmesi mümkün olmaz.

Boşta geçen süreye ilişkin ödenecek ücret ve diğer haklar, genel esaslara göre vergiye tabi olacaktır. İşçiye çalıştırılmadığı süre için ödenen en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarından iş kazaları ve meslek hastalıkları ile işsizlik sigortası primi de dahil olmak üzere tüm sigorta kolları üzerinden prime tabi tutulacak ve bu süreler hizmetten sayılacaktır.

Yukarıdaki hususlara dikkat edildiğinde uygulamada rahat edilir. Bu konudaki pratiklerde uzmanlar ile çalışmakta fayda vardır

 

 

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.