Havacılıkta Mobbing Hakkında Her şey

MOBBİNG’İN TANIMI

Mobbing, işyerindeki güçlü tarafın gücünü kötüye kullanarak, kişinin aşağılanmasına neden olduğu bir süreçtir. Mobbing sürecindeki amaç ise, hedef olan bu kişinin işyerinden bir şekilde uzaklaştırılmasıdır.

Mobbinge sebep olan davranışlar, ekonomik, siyasal ve psikolojik niteliklerde olabilmektedir. Mobbing’e sebep davranışlar; haksız eleştiri, hata bulmak, dışlamak, alaya almak, tehdit etmek, aşırı yük altına sokmak gibi tutum ve davranışlardır.

MOBBİNG’İN AŞAMALARI

Mobbing aşamaları şu şekilde gözlemlenmektedir. İlk olarak, tetikleyici bir olay ortaya çıkar. İkinci olarak, taciz niteliğindeki davranışlar gelişir ve bunlar süreklilik arz etmeye başlar. Mağdur bu süreçte kendini yalnız ve işe yaramaz hissetmeye başlar. Üçüncü aşamada mobbing uygulanan kişinin işi dolayısla değil, kişisel özellikleri dolayısıyla baskı altına alınması gözlemlenir. Son aşamada, kişi çalışma yaşamından kendini uzak hisseder. Bu durumda mobbing uygulayan kişi ya da kişiler için bu durum ulaşılmış bir amaç haline gelmiş olur.

SİVİL HAVACILIKTA MOBBİNG TÜRLERİ

Mobbing her iş alanında olduğu gibi, sivil havacılıkta da gözlenmekte olup, neden ve sonuçları diğer meslek gruplarıyla benzerdir. Ast-üst ilişkisinin oldukça fazla gözlemlendiği sektörlerin başında sivil havacılık yer almaktadır. Ne yazık ki mobbing bu alanda da kaçınılmazdır. Sivil havacılıkta mobbing uygulayan saldırganların kurbanlara yönelttiği çeşitli davranışlar gözlenmiş olup, bunları dört farklı kategoride sınıflandırmak mümkündür.

İletişime Yönelik Saldırılar : Amir tarafından, mağdurun kendini ifade etme olanağını sınırlanır. Konuşmaya başladığında daima sözü kesilir. Çalışma arkadaşları da aynı şekilde mağdurun kendini ifade etme olanağını sınırlar. Özellikle uçuş esnasında, mağdur kişi üstlerinin önünde küçük düşürülür ve sonrasında kendisini ifade etmesine olanak sağlanmaz.

Sosyal İlişkilere Saldırılar : Sivil havacılıkta en fazla gözlemlenen saldırı türü, cinsel tacizdir. Özellikle amirler tarafından hosteslere kimi zaman da hostlara yönelik gerçekleştirilir, mağdura durumu kabullenmek zorunda olduğu empoze edilir. Çoğu zaman süreklilik arz eder ancak taciz bir kez bile gerçekleşmiş olsa,mağdur bu kişilerle bir arada çalışmak durumda kalır. Hiyerarşik yapıdan ötürü ses çıkaramaz.

Mesleki ve Özel Konumunun Kalitesine Yönelik Saldırılar : Bu, genelde uzmanlık alanının çok altında ya da çok üstünde işler verilmesi şekilde olur. Sivil havacılıkta, hiyerarşik olarak altında çalışana aşağılayıcı işlerin ya da üstün kendi özel işlerinin verilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Çalışanların sıkça görev yerlerinin değiştirilmesi, kendisinden daha sonra işyerine dahil olmuş kişilere daha önemli görevler verilmesi mağdurun kendisini yetersiz ve beceriksiz hissetmesine yol açar. Mağdurun bu şekilde mevcut durumdan bezmesi amaçlanır.

Sağlığa Yönelik Saldırılar : Bu kategoride, fiziksel şiddete maruz bırakılma, cinsel tacizin cinsel saldırı boyutuna ulaşması, tehdit edilmesi gibi örnekler sıralanabilir. Mağdura üst üste, düzensiz saatlerde uçuş verilerek, mağdurun kendisini yorgun ve mutsuz hissetmesine sebep olmasının amaçlanması da sayılabilir.

SİVİL HAVACILIKTA MOBBİNG’İN TÜRK HUKUKU‘NDAKİ YAPTIRIMLARI

Türkiye’de mobbing uygulayan işverenler, İş Kanunlarının işçiyi koruyan tazminat ve işe iade hükümlerinden kurtulmak ve işçiyi istifaya zorlamak için uygular ve bu süreçte mobing’e maruz kalan işçi çoğu zaman psikolojik açıdan ciddi zararlar görerek istifa edip ayrılır.

Türk Hukukunda Mobbing kavramı henüz çok yeni olup mobbing’in önlenmesi ve buna ilişkin yaptırımlar hakkında özel bir düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle konu hakkında genel düzenlemelere göre yorum yapmak gerekmektedir.

İş Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise hava taşıma işlerinde çalışanlar, yani kabin memuru ve pilotlar olarak nitelendirebileceğimiz meslek grupları başka bir deyişle fiili olarak uçuş faaliyetlerinde görev alan kişiler İş Kanunu kapsamı dışında bırakılmış; aynı Kanun’un aynı maddesinin (b) bendinde ise havacılığın yer tesislerinde çalışanlar İş Kanunu kapsamında değerlendirilmiştir. Kanun koyucu sivil havacılığın kendine has bir kanun ile çalışma koşullarının düzenlenmesi gerekliliğini vurgulamak istemiştir.

Avrupa Birliği Konseyi’nin 2000/79/EC sayılı ‘’Havacılık sektöründe mobil personel olarak çalışanların çalışma saatlerinin düzenlenmesine ilişkin” direktifi nedeniyle havacılığın uçuş faaliyetlerinde görev alan personellerin çalışma koşullarına ilişkin ayrı bir Kanun’un düzenlenmesi gerekmektedir. Ne yazık ki konu ile ilgili yapılan çalışmalar halen daha yasalaşmamıştır.

Sivil havacılıkta işveren ile işçi arasında hizmet ilişkisi bulunmakta olup, işçiyi koruyan hükümler 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanunu’nun 417. Maddesinde, işçinin hem kişiliğinin, hem de yaşam ve vücut bütünlüğünün korunmasına yönelik olarak düzenleme yapılmıştır. Maddede, işveren-işçi hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamak, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür hükmüne yer verilmiştir.

Sivil havacılıkta mobbinge maruz kalan kişinin birtakım hakları vardır.

İşçinin İş Sözleşmesini Haklı Nedenle Fesih Hakkı :

Mobbing konusu eylem ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceğinden mobbinge maruz kalan işçi, İş Kanunu 24/II hükmüne göre iş sözleşmesini ihbar süresini beklemeden derhal haklı nedenle feshedebilir.

Maddi Tazminat Davası :

Mobbinge maruz kalan kişinin maddi tazminat davası açma hakkı vardır. Bu davada maddi tazminata hükmedilebilmesi için, sürecin hukuka aykırı olması, süreç sonucu maddi bir zararın oluşması, süreç ile maddi zarar arasında illiyet bağının olması ve işverenin kusuru (veya kusursuz sorumluluk halinin bulunması) gerekir. Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Manevi Tazminat Davası :

Mobbing sürecinde esas zarar manevi zarardır. Manevi zarar, mağdur işçinin taciz süreci neticesi duyduğu acı ve elemdir. Manevi tazminat miktarını hakim belirler. Hakim manevi tazminat miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını, mağdurun duyduğu acı ve elemi, işverenin kusur derecesini, dikkate alır. Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

Ceza Davaları :

Mobbing eylemi bir suçtur. Ve bu suçun unsuları, tacizin sistemli oluşu, tacizin sürekliliği ve kasıtlı olmasıdır. Mağdurların Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayet dilekçesi vererek, saldırganlar hakkında soruşturma yapılmasını ve Türk Ceza Kanunu’nun “Eziyet” başlıklı 96. md. “Kişilerin huzur ve sükununu bozma” başlıklı 123. md., “Hakaret” başlıklı 125. md. ve “İftira” başlıklı 267. md. gereği veya eylemlerine uyan diğer ceza hükümleri çerçevesinde cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmasını isteme hakları vardır.

Saldırıya Son Verilmesi Davası :

Mobbing süreci halen devam ediyorsa bu dava açılabilir. Kişilik hakkına yönelik bir saldırıya muhatap olan kişi hakimden sürmekte olan saldırıya son verilmesini isteyebilir. Bu dava saldırı devam ettiği sürece açılabilir. Zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.

Saldırı Tehlikesini Önleme Davası :

Bu dava, hali hazırda meydana gelmemiş olmakla beraber, ileride meydana gelebileceği yönünde bir takım işaretler bulunan bir saldırının oluşmasına mani olma amacını taşır ve mahkemeden, davalı tarafın kişilik hakkına tecavüz niteliği taşıyan davranışta bulunmaktan kaçınması talep edilir. Bu davanın açılabilmesi için, hukuka aykırı bir taciz sürecinin olabileceği yönünde ciddi ve yakın bir tehlike mevzuu bahis olmalıdır.

Saldırının Hukuka Aykırılığının Tespiti Davası :

Kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan bir kimse, sona ermesine rağmen etkileri halen devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve gerekiyorsa tespit kararının yayınlanmasını ya da üçüncü kişilere bildirilmesini mahkemeden talep edebilir.

Mobbing’in Önlenmesi’ne Dair Başbakanlık Genelgesi :

19.03.2011 tarih ve 27879 sayı ile Resmi Gazete’de yayınlanan İşyerlerinde Psikolojik Mobbing’in Önlenmesi’ne İlişkin Başbakanlık Genelgesi aşağıdaki hükümlerle çalışanların psikolojik tacizden korunması amaçlanmıştır.

İşyerinde psikolojik tacizle mücadele öncelikle işverenin sorumluluğunda olup işverenler çalışanların taciz maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacaktır.

Bütün çalışanlar psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracaklardır.

Toplu iş sözleşmelerine işyerinde psikolojik taciz vakalarının yaşanmaması için önleyici nitelikte hükümler konulmasına özen gösterilecektir.

Psikolojik tacizle mücadeleyi güçlendirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi, ALO 170 üzerinden psikologlar vasıtasıyla çalışanlara yardım ve destek sağlanacaktır.

Çalışanların uğradığı psikolojik taciz olaylarını izlemek, değerlendirmek ve önleyici politikalar üretmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde Devlet Personel Başkanlığı, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tarafların katılımıyla “Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu” kurulacaktır

Denetim elemanları, psikolojik taciz şikâyetlerini titizlikle inceleyip en kısa sürede sonuçlandıracaktır.

Psikolojik taciz iddialarıyla ilgili yürütülen iş ve işlemlerde kişilerin özel yaşamlarının korunmasına azami özen gösterilecektir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve sosyal taraflar, işyerlerinde psikolojik tacize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme toplantıları ile seminerler düzenleyeceklerdir.

Son zamanlarda Mobbing’in yaygınlaşmasından ötürü Başbakanlık düzeyinde bu genelge ile düzenlenmiş, mobbingle mücadele için Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu’nun kurulacağı ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi’nin mobbinge uğrayan çalışanlara psikolojik destek vereceği açıklanmıştır.

EMSAL KARARLAR VE TÜRKİYE’DEKİ ÖRNEKLERİ

Türk Mahkemelerinin mobbingle ilgili verdiği ilk kararda, işçinin, yönetimin değişmesi sonucu işyerinde amiri arasında sürekli gerginlik olması, sözlü ve yazılı baskı oluşturulması, işçiden 1.5 sene içinde 5 defa yazılı savunma istenmesi ve haksız kınama cezaları verilmesi sonucu davacının duygusal tacize uğradığı kabul edilmiş ve işveren, işçinin uğradığı manevi baskılar ve psikolojik yıpranma nedeni ile 1.000-TL manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2007/9154 E. 2008/13307 K. sayılı kararı ile 30.05.2008 günü yerel mahekeme kararını onamıştır.

Bu karar Türk Hukuk yargısında mobbing için bir ilk olup, kararda mobbing “işyerinde çalışanlara üstleri, eşit düzeyde çalışanlar ya da astları tarafından sistematik biçimde uygulanan her tür kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama” olarak tanımlanmıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2008/37500 E. 2010/31544 K. sayılı 4.11.2010 tarihli kararında davalının imzalaması gereken evrakları odasında imzalayacağını belirterek davacıyı odasına çıkmaya mecbur bıraktığını, odaya geldiklerinde ise iş konusunu konuşmadığını ve davacıyı içki içmeye zorlayıp, öpmeye çalıştığını, ağlayarak odayı terk ettiğini, genel müdürün istediklerini elde edemeyince kötü davranmaya ve küçük düşürmeye başladığını, hakkı olmadığı halde yıl sonu performans notunu düşük vererek istifaya zorladığını, bu nedenlerle de mobbing’e dönüşen eylemler karşısında akdin davacı kadın işçi tarafından feshi haklı olup kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ve gerekçe ile yerel mahkeme kararını bozmuştur.

SONUÇ

Mobbing genellikle işverenlerin, işten çıkarılmak istenen kişiden tazminat ödemeden kurtulmak için uyguladığı bir davranış biçimidir. Sivil havacılıkta mobbinge maruz kalan kişiler genellikle sadece iş yaşamında değil, özel hayatlarında da işyerinde gerçekleşen manevi baskı ortamından etkilenmektedirler.

Türk Hukukunda mobbing hakkında özel bir düzenleme olmayıp İş Kanunu ve diğer kanunların ilgili hükümleri yorumlanarak, mobbing davalara konu olup yargı kararlarında tanımlanmaya başlanmıştır. Hukukumuzdaki bu eksikliğin en kısa zamanda yasal zemine oturtulması gerekmekte olup, İş Kanunu’nu kapsamına alınmayan havacılık sektörünün uçuş faaliyetlerinde yer alan kişiler için de ayrı ve özel bir düzenleme yapılması gereklidir. Bu konuda devlet kurumları yanında sendikalar, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, basın ve yargı organlarına önemli sorumluluklar düşmektedir.

Yazan :Kerim ALTINTAŞ

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.